Doktor hastasından ne ister?
Hep birlikte “Para ister.. Para ister...” dediğinizi duyar gibiyim. İşitmemiş olayım...
Bence bir doktor hastasından;
1.Tavsiyelerine uymasını, “En azından bu yönde çaba göstermesini” ister. Hasta, kendi sağlığına en az doktoru kadar özen göstermelidir. Bir yandan “Merdiven ve yokuşta nefesim tıkanıyor..” diye şikayet edip arkasından “Doktorcum, bana sigarayı bırak deme ne dersen de...” diye ilave ederseniz olmaz...
Yüksek tansiyonu olan kilolu bir hastanız “zayıflama” önerinize karşın bir sonraki kontrolüne bırakın zayıflamayı iki kilo da almış olarak gelirse doktoru olarak ne yaparsınız? “Kemik erimesinin en iyi ilacı yürüyüştür, lütfen her gün yarım saat yürümeye çalışın.” dediğiniz hastanızın kızı, annesinin son üç ayda bir kez bile yürüyüşe çıkmadığını söylerse ne düşünürsünüz?
2. İlaçların, önerildiği gibi kullanılmasını ister. Doktorunuza ilacınızla ilgili aklınıza gelen her şeyi; etkisini, yan tesirlerini, aç mı tok mu alacağınızı, diğer ilaçlarınızla bir etkileşimi olup olmayacağını sorup düşüncelerinizi onunla tartışın ama sonunda doktorunuz verdiği ilaçları, onun söylediği şekilde alın..
3.Hastaların ilaçları sormadan bırakmamasını ister. Bu oldukça sık karşılaştığımız bir sorundur. Uzun süreli tedavilerde (özellikle antidepresan ilaç alanlar) tedaviyi kendileri sonlandırıp “Doktor bey, kendimi iyi hissedince ilacı bıraktım..”derler. İlaçlarınızı, ne olursa olsun doktorunuza danışmadan bırakmayın.
4.Kendi başına veya komşunun önerisi ile ilaç almamasını ister. “Neriman hanımın tansiyon ilacı çok iyi gelmiş, acaba bende ondan alsam mı?”
sorusunu az duymadım dersem yalan olur.. Neriman hanım yerine doktorunuza inanmanızı öneririm.
5.Acil durumlar dışında gece aranmamak ister. Gece 02 de çalan telefonla uyanıp “ Kapı komşumun karnı ağrıyor, ne ilaç verelim?” diye bir soru ile karşılaşan doktorun karnında başlayan ağrının sabaha kadar geçmeyeceğinden emin olabilirsiniz. Hele daha önce bir iki telefona daha cevap vermiş ise...
6.Eski tetkiklerini düzgün bir şekilde saklayıp kendisine getirmesini ister. “Doktor bey geçen hafta bir elektro çektirmiştim, dur bakayım nereye koymuşum..” diyip çantanızın uçsuz bucaksız derinliklerinde bitmeyen bir arama kurtarma çalışmasına girerseniz muayene vaktinizi boş yere ziyan etmiş olursunuz. Eski tetkiklerinizin içindeki lüzumsuz faturaları, randevu kağıtlarını ayıklayın; doktorunuzun önüne koyduğunuz belgelerin içinde sadece size ait laboratuar ve tetkik neticeleri olduğundan emin olun. Böylece şekerinizi çok yüksek görüp telaşlandığında “Babamın tetkiki yanlışlıkla buraya karışmış..”demek zorunda kalmazsınız.
7.Eski röntgen filmlerinizi atmayın. Neden bilmem, Türk kadınlarının evdeki eski röntgen filmlerine karşı bir antipatisi vardır.
“Eski akciğer filminiz var mı?” Sorusuna aldığım en sık cevap: “Gardırobun üzerinde duruyordu, taşınırken attık...” şeklindedir. Halbuki eski röntgen filmleri, yeni çekilenlerle kıyaslanarak sizi pek çok gereksiz tektik ve masraftan kurtarır.
9.Kullandığı ilaçların kutularını yanında getirmesini (veya ismini bilmesini) ister.. Doktorunuz “Tansiyon için hangi ilacı alıyorsunuz?” diye sorduğunda; on dakika düşündükten sonra telefonla evdeki eşinize sorup, eşiniz de bir 10 dakika arayıp ilacı komodinin gözünde bulamayınca ona dönüp “Kırmızı küçük bir haptı..” derseniz zavallı doktorunuz o an felç geçirebilir. Unutmayın, doktorların, hapların renginden ve büyüklüğünden ismini bilme gibi bir becerisi yoktur.
10.Mümkün olduğunca temiz gelinmesini ister. Bu konuda hepimizin hemfikir olduğundan eminim..
11.Sabır ister.
İlaçlar her zaman istenildiği kadar çabuk tesir etmeyebilir ve bazılarının ilk günlerde azımsanmayacak kadar çok yan etkileri görülebilir...
www.doktoramca.com adresinden alınmıştır
23 Eylül 2008 Salı
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder